Evet benim de bir hastalığım var. Ben seçmedim bunu da her zamanki gibi. Beni yorana kadar uğraştırdı, en sonunda son darbeyi indirdi(tehşis edildi). Mutsuzum –en azından dün akşam için söylüyorum bunu-, denedim alkol almayı, bu çıkardı özlemi ortaya, kırgınlıktan oluşan kafesi bozdu geçti birkaç saatliğine. Demek ki neymiş? Alkol, mutluluk için işe yaramazmış –daha önce bunun böyle olduğunu farketmiştin-, kendini biliyorsun yani fazlasına gerek yok. Her okuduğuna inanma ve umutlanma. Çözüm yok buna.
Hastalığa geri dönersek ki geri dönmeyelim, önceden yaşadığım her şeyin yalan olmasından korkuyorum. Ama dönmek zorundayım. Gerçeğin bir hastalık olduğunu bile kabul edecek kılığına giren bir hastalığım var. Hep düşündüm her şeyi aşmayı ama kimyasallar aşılmıyormuş. En azından düşünsel olarak bir şeyler aşabilirim değil mi? Bunun da hastalıkla ilgisi var. Yani, yine bir çıkmazdayım, kaybolan bir çocuk gibi, sevdiklerini yitirdiğini düşününce ve en azından onları bulma umudu olan bir çocuk gibi, başkalarına soruyorum sevdiklerim nerede diye.
Yorum Gönder