<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210</id><updated>2012-02-16T12:54:43.686+02:00</updated><category term='birinci dünya savaşı'/><category term='neden'/><category term='başarı'/><category term='birini kaybetmek'/><category term='mutlu olmak'/><category term='savaş'/><category term='mutlu olmaya çalışmak'/><category term='sevinç'/><category term='onur'/><category term='başlamak'/><category term='ulusal onur'/><category term='cemaat'/><category term='ressamlar'/><category term='ben'/><category term='ikinci dünya savaşı'/><category term='kathe kollwitz'/><category term='mekan ait olmak'/><category term='devlet çıkarı'/><category term='savaşın getirdiği sefalet'/><category term='özgürlük'/><category term='kendin olmak'/><category term='kollwitz'/><category term='ressam'/><category term='mutsuzluk'/><title type='text'>Sleeping Pill</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>36</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-6259421263279816576</id><published>2009-09-28T01:49:00.002+03:00</published><updated>2009-09-28T02:34:22.886+03:00</updated><title type='text'>Dost(lar)</title><content type='html'>Tiksindi, tiksindi&lt;br /&gt;İki laf etmedi.&lt;br /&gt;Hatırlar sadece&lt;br /&gt;Tiksindiğini,&lt;br /&gt;Yaşar &lt;br /&gt;Sandığını.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-6259421263279816576?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/6259421263279816576/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=6259421263279816576' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/6259421263279816576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/6259421263279816576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2009/09/adsz-ii.html' title='Dost(lar)'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-4403865957032378425</id><published>2009-08-02T03:21:00.000+03:00</published><updated>2009-08-02T03:22:23.662+03:00</updated><title type='text'>Halatlar</title><content type='html'>Görüp de dilimin şakıdığı&lt;br /&gt;Zamanlardan uzakta,&lt;br /&gt;Yine duvarlara baktığımdan anlatamadığım&lt;br /&gt;İçinde eridiğim zamanlarda...&lt;br /&gt;Birden tepeye çıktım ve&lt;br /&gt;İnsanların halatlarını gördüm.&lt;br /&gt;Düşündüm ki&lt;br /&gt;Bağlılık ve bağımlılık:&lt;br /&gt;İlki bayağı, kafaların içinde,&lt;br /&gt;Azınlığın içinde ise değerli.&lt;br /&gt;İkincisi bazen gerekli&lt;br /&gt;Bazen gereksiz onlara göre.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-4403865957032378425?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/4403865957032378425/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=4403865957032378425' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/4403865957032378425'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/4403865957032378425'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2009/08/halatlar.html' title='Halatlar'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-534072196833623535</id><published>2009-06-17T01:12:00.000+03:00</published><updated>2009-06-17T01:13:25.624+03:00</updated><title type='text'>Ölüm Korkusunun Mektubu</title><content type='html'>Kendini arındırmış, zincirlerini keşişliğiyle kırmış ya da bunun tam tersi bir çok olaydan ders çıkarmış kişilerin ulaştığı noktanın aynı olduğunu düşünürüm. Belki farklı şeyleri buldular ve deneyimlediler ama her iki tür de “nokta” koydu.&lt;br /&gt;Hem bu keşiş ve bir çok şeyi pişerek öğrenmiş kişinin aşırı örnekler olması, kendilerinin de –artık öyle bir noktaya gelmişler ki– uç nokta sayılabilir olması hem de bu ikisi arasında kalan kişinin de hastalıklı olduğunu düşünürüm. Yani öyle bir şey ki bu, insanlık hastalık doğurmuştur başından beri, bunları nesilden nesile aktarmıştır. Her sonraki nesil hastalıkları belirli şekillerde deneyimleyerek bir sonraki nesline aktarmıştır. İnsanlık tarihi hastalığın tarihidir ve hiç bir zaman kayda değer bulmuyorum yaşamı, bu yüzden sonsuzluğa ulaşma hissi kaplıyor beni.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-534072196833623535?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/534072196833623535/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=534072196833623535' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/534072196833623535'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/534072196833623535'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2009/06/olum-korkusunun-mektubu.html' title='Ölüm Korkusunun Mektubu'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-7740880363245938850</id><published>2009-02-17T12:57:00.000+02:00</published><updated>2009-02-17T12:58:23.945+02:00</updated><title type='text'>Aşk için sözel bir formül</title><content type='html'>Yüzlerin anonim olması gerek bazen, umursamazlığın derinliğinde yüzmek için. Basit bir kahkaha maskesi: anonim halde bir şey ifade etmez. Birbiriyle içiçe girmiş anılar da anonim olmuştur artık. Gençlikte yaşanan aşklar, birbirinin aynısı süreçler... Gençlikten sarkar geleceğe uzanan dallar, anlarız ki monotondur hayat. Vazgeçmeyiz, umut bir içgüdü olmuştur artık, hayatımızı kimilerinin basit diyeceği, kimilerinin ciddiye aldığı benim gibilerinin kararsız kaldığı bir konuyla anlamlı, rutini bozan bir hale getirme umudu. Çağımızda, adı aşktır bunun. Nasıl da hakimdir o aşkın başlangıcına, neredeyse tamamen kaplar özenle koruduğumuz duyguyu. Halbuki bir yanılsamadır çoğu zaman umut, duyarlılığa ve hassasiyete neden olur veya bunları sağlar. Bunlar kişinin kendi için istediği, faydasını maksimize etme amacına göre olumlu ve olumsuz değerlendirebileceğinden hem olumlu hem de olumsuz ifade etme gereği duydum,  iyi veya kötü tanısı en azından başlangıçta koyamıyorum.&lt;br /&gt;   Her şeyi birden isteyemeyiz. Belki her şey kendiliğinden geliverir. Bu durum kaderci gözükmesinden çok Stoacı düşünceye daha uygundur. İşte bir ortak yön düşüncemle: Küçük adımlarımızı zamanında atarsak, kendiliğinden oluşuverir her şey diyebiliriz. Ayrıldığım yön: Yazgıya inancım yoktur benim. Büyük bir boşlukla beraber doğduğumuzu düşünürüm. Yaşamımız bu boşlukları doldurmayla oyalanmak gibidir. Kutsal saydığımız mabetlerden dışarı atıldığımızda kendimizi bir başka mabette buluveririz. Maskelerle giriveririz ister istemez yenilere. Belki bizim için daha iyi olabilir bu çözüm, koruma içgüdüsü diyip işin içinden çıkabiliriz. Ama şikayet ettiklerimiz de maskeler değil miydi bizim? Maskelerin gizlediği içten bir yüz ifadesi aramıyor muyduk? Umut desen burada tehlikelidir işte: Maskeleri kaldırma umudu. Yavaş veya hızlı tükenir, kişiden kişiye değişir. Anonim olur zamanla her şey, kayıtsızlığa bırakır her şey kendini ve biz de en sonunda yarattığımız dalgalarla boğuşmaz durgun sularda sırt üstü yatarız. Kaçırdığımız bir gemiyi, sesimizi duyurmak istediğimiz güvertedeki kişiyi unuturuz. Bu mabetten de kaçarız. Kendimizi belki bilgiye veririz ya da kendimizi ve dünyadaki duygudurumlarını aşmaya, yaratılanla yetinmemeye başlarız. Schopenhauer gibi hayatın bir atlatma sanatı olduğunu düşünmüyorsak  -mabetleri birer atlama tahtası olarak düşünmüyorsak- eğer kaybedebiliriz yine.&lt;br /&gt;   Aşk basit ve zor fakat formüle edilebilecek bir şeydir. Nefes aldığımız mekanda, alttan alttan bize işlenen çevre koşulları bulunmaktadır. Yaşadığımız çağda buna faydacılık denilebilir. Gözlemlediğim kadarıyla: fayda eşittir mutluluk. Bu öyle bir istektir ki önümüze çıkan her duyguyu, her masum duyguyu birer araç haline getirebilir. Aşk da kullanılabilir, faydacılık aşk maskesine bürünebilir. Petrol fışkıran bir kuyu gibi mutluluğu vaadeden vaizler öyle bir şekilde işler ki bu mutluluk sağlayıcı ögeyi, sınırlarımız daralır, hiç bir etkinin altında kalmadığımız zamanlarda bile birey olamayız. Çünkü bireyi, birey yapan özelliklerin başında hümanizma gelir. Faydacılığın bencil yüzü hümanizmaya kendini gösterir; örnek verecek olursak, kendini bir başkası üzerinden var etmek diyebiliriz. Asalaklıktır bunun adı, iş bittiğinde terkederiz.&lt;br /&gt;   Formüle devam ettiğimizde, yasaklar da aşkın işine yarayacak türdendir. Victoria Dönemi’nin katı kuralları, aşka öyle bir anlam katmıştır ki yasakları delmek, yasakları yaşamak aşka fayda sağlamıştır. 60lı ve 70li yıllarda olan cinsel devrimler de buna örnek olarak verilebilir. Yasakların bir uğraş olması aşkı besleyen bir madde olmuştur hep. Kaçıp kurtulma isteği, kendini izole etme, kimsenin bilmediği bir dünyada yaşamak bu uğraşların arasında yer almıştır. Günümüzde yasaklar büyük ölçüde delinmiş olabilir fakat yasakların olmadığı boşluk için aşk bir çözüm getirememiştir henüz.&lt;br /&gt;   Bir de aşka aşık olma durumu, bu duyguyu muhafaza etme durumu vardır ki burada kişi yarattığı ilüzyonu seyretmeye ve bu seyrin bozulmamasına özen gösterir; tıpkı Mecnun gibi. Bu da aşkın formülünde yer alabilir, farklı bir aşk türüne girmesine rağmen.&lt;br /&gt;   Yukarıda belirttiğim nedenler günümüzdeki aşkı oluşturmak için yetecek kapasitededir. Fakat yine de bunların aşılması, aşkın kendini yenilemesi gerekmektedir. Aşkın içinde sürekliliğini sağlayacak tek yol tutkunun yaşamasıdır. Burada tutkunun bir karadelik misali bir varlığa dönüşmemesine özen gösterilmelidir. Kastettiğim şey, onun  saf halini koruması, aşkı yaşayanlar arasında meşrulaştırmak için bir başkalarını, dünyayı yutmamak olmalıdır. Bunun da tek yolu içtenliktir ve kıymet bilmedir. Kişi eğer aşkı dünyası haline getirip bir anda tüketmez, dünyasının üstüne aşkı getirirse kolayca dünyasını zenginleştirebilir ve bunu aşkına yansıtabilir. Bunu içtenlik ve kıymet bilmeyle rahatça pekiştirebilir böylelikle. &lt;br /&gt;   Mutlak aşk, çevrenin etkisiyle, bir takım yasaklarla oluşamıyor maalesef, aşkın sahte olasılığını oluşturuyor bunlar. Sahte diyorum çünkü aşkın bir olasılığı yoktur, yola çıkanların karşılaşma olasılığı vardır. Doğru yer doğru zaman kombinasyonu hiç bir zaman gerçekleşmeyebilir  bu yüzden. Sonuç olarak aşk, iki kişinin dünyasını zenginleştirmesiyle, maskeleri kaldırmasıyla ve tutkuyu büyütmeleriyle oluşur. Monoton hayata bir isyan gibi görür çoğu kişi bunu, halbuki bu isyan parçacıklarından sadece biridir. Bunları başaramayan maskeleri kaldırmadan yüzleri anonim yapabilir (insan sağlığı için gerekli oluyor bazen) ama bu kayıtsızlıkla sonuçlanan bir deneyim olacaktır, her hangi bir mabede sığınmaya çalışmakla geçecektir ömür. İşte bu sıkıcı tekerrürdür hayatı monoton yapan: Aşk bir araç değildir boşlukları doldurmaya yarayan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-7740880363245938850?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/7740880363245938850/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=7740880363245938850' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/7740880363245938850'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/7740880363245938850'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2009/02/ask-icin-sozel-bir-formul.html' title='Aşk için sözel bir formül'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-8303539327619242417</id><published>2009-02-06T15:03:00.001+02:00</published><updated>2009-02-06T15:05:38.069+02:00</updated><title type='text'>Nasihat, Şehir ve Adalet üzerine bir şeyler...</title><content type='html'>Nasihatsiz olmuyor bazı şeyler. Nasihat almak güzel fakat nasihat verme konusunda dikkatli olunmalı. Nasihat verir gibi konuşmaktan kaçınıyorum bu yüzden. İçine çekilmeyi çoktan anlamışım, bir takım bölümlerimin-yanlarımın-  sesini dinlemeliyim ve bu sesleri çoğaltmalıyım. Kitabın yaprakları kadar değişmeyen ama değişimi de vurgulayan ayrıca iki yüzlü olmayan bir şey çok azdır bu dünyada. O yüzden içimi zenginleştirmek, sesleri çoğaltmak adına bunları yapıyorum. Bir method da aklın rehberliğinden. Arzulara ket vurmak fakat yine de duyguları belli etmek. Aklın rehberliği ve ruh sağlığı bir arada oluyor böyle.&lt;br /&gt;Şehir kelimesinden ve bu oluşumdan oldum olası hoşlanmadım. Yeryüzünde nereye gidersem gideyim bir akıl içinde ve şehrin yansımasından oluşan küçük bir alanda yaşayacağım. Bu sayede şehir ve oluşumundan hoşlanmama gibi bir duygu da olamaz. Tamamen iyi ya da kötü bir şey olamaz çünkü. Hayalim şehrin yansıdığı o küçük alanımda neyin baskın-iyi ya da kötü- olduğunu görebilmem ve bir küçük alana alışmadan başka bir şehir yansımasına geçebilmektir.&lt;br /&gt;Adalete inanırım sadece. Kaderci olduğum tek şey bu denilebilir ama kesinlikle kadercilik değildir bu. Karakterlerin eylemlerinden onları tanır ve nereye gittiğini görebiliriz. Bir gün kazançlı çıkan, bir gün de batacaktır. Herkes kendi için bir gün doğru bir gün yanlış yapacaktır. Adalet bu sayede gerçekleşir işte. Her şey dengelenir. Görünmez bir el yoktur adaleti gerçekleştiren. Bunu insanların tamamı oluşturur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-8303539327619242417?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/8303539327619242417/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=8303539327619242417' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/8303539327619242417'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/8303539327619242417'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2009/02/nasihat-sehir-ve-adalet-uzerine-bir.html' title='Nasihat, Şehir ve Adalet üzerine bir şeyler...'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-8252293877323217736</id><published>2009-01-23T23:38:00.001+02:00</published><updated>2009-01-23T23:40:30.537+02:00</updated><title type='text'>Bazı saptamalar</title><content type='html'>Noktalı virgül en çok kullandığım noktalama işaretidir.&lt;br /&gt;------------------------------------------------------&lt;br /&gt;Yanlız adam perdelere takıktır.&lt;br /&gt;------------------------------------------------------&lt;br /&gt;Umut, hatunlar içindir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-8252293877323217736?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/8252293877323217736/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=8252293877323217736' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/8252293877323217736'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/8252293877323217736'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2009/01/baz-saptamalar.html' title='Bazı saptamalar'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-8618451064713873352</id><published>2009-01-03T22:43:00.001+02:00</published><updated>2009-01-03T22:59:39.855+02:00</updated><title type='text'>Rüya</title><content type='html'>rahatla, gözlerini aç yavaşça&lt;br /&gt;ağır ağır&lt;br /&gt;bir rüyadaydın korkunç olan.&lt;br /&gt;uyandın, bunu başardın&lt;br /&gt;bak bir çocuk bakıyor denize&lt;br /&gt;halbuki geride&lt;br /&gt;kayıtsızlıktan boğulmuştu.&lt;br /&gt;son bir hoşçakal dedin rüyana&lt;br /&gt;şimdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-8618451064713873352?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/8618451064713873352/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=8618451064713873352' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/8618451064713873352'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/8618451064713873352'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2009/01/rya.html' title='Rüya'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-365976834236352782</id><published>2009-01-02T23:03:00.002+02:00</published><updated>2009-01-02T23:04:44.254+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>Geceye vardım. Bir bardak su içtim elinden. Hissettim nefes borumdan geçerken gecenin aynasına yansıyan acıları. Farkına vardım biraz daha kötü acıların. Rahatlattı mı? Rahatlatmalı mı? Söyle gece, başkalarının acısı beni rahatlatmalı mı yoksa onlar için de üzüleyim mi? Tüm yükü kaldıramam, bunca yük çok ağır. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece, gördüm köşe başında beni bekleyen gölgeyi. Düştüm peşine, o gölge ki cılız sokak lambasıyla oluşturduğun en güzel şey bence. Parmaklarımdan çıkan cılız ateş gibi, bu ateş, derimin bir teni kaplamasına aç. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece, örttün yine sahteliğin yüzünü. İçimden her şey görünüyor ama! Bütün iğrenç şeyler görünüyor! Işıklar serpiştirilmiş olur her tarafa, sen yeryüzüne  indiğinde, onlar biraz şehvetin uykusunu bölmek içindir.  Ama ben sana geldim. Tüm numaralarını göstersen de bana, bir halta yaramaz senin şeytansılığın. Anlamsız kötülüklerin sebebisin sen, buna göre oynuyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece ne kadar da uzun ne kadar da kısasın. Hırpalandığım zamanlar ne kadar uzun geçti senle? Neleri kaybettiğimde çabucak geçtin? Demek ki sen de benim gibisin. Ağır ağır acılar, bir çırpıda yitirilenler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece, sadece bir konuda benziyoruz gördün mü? Ama insan istemediği en az bir parçasını birinde gördüğü zaman nefret eder o birinden. Ben de senden nefret ediyorum. Her nefret ettiğimi istiyorum, birden fazla kayıtsızlığa maruz kaldığım için. O yüzden bu gece de serpilmiş cılız ışıklarla beraber ol, bir dokunuşa ihtiyacım var çünkü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gecenin tuzağına düştüm yine. Biraz olsun bana benzeyen hep tuzağa düşürmüştür beni. Sana inanmıyorsam artık senden bahsetmeyeceğim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-365976834236352782?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/365976834236352782/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=365976834236352782' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/365976834236352782'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/365976834236352782'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2009/01/geceye-vardm.html' title=''/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-42834284581706236</id><published>2009-01-01T19:31:00.002+02:00</published><updated>2009-01-01T19:33:17.893+02:00</updated><title type='text'>bir günlük yazısı</title><content type='html'>Evet benim de bir hastalığım var. Ben seçmedim bunu da her zamanki gibi. Beni yorana kadar uğraştırdı, en sonunda son darbeyi indirdi(tehşis edildi). Mutsuzum –en azından dün akşam için söylüyorum bunu-, denedim alkol almayı, bu çıkardı özlemi ortaya, kırgınlıktan oluşan kafesi bozdu geçti birkaç saatliğine. Demek ki neymiş? Alkol, mutluluk için işe yaramazmış –daha önce bunun böyle olduğunu farketmiştin-, kendini biliyorsun yani fazlasına gerek yok. Her okuduğuna inanma ve umutlanma. Çözüm yok buna.&lt;br /&gt;Hastalığa geri dönersek ki geri dönmeyelim, önceden yaşadığım her şeyin yalan olmasından korkuyorum. Ama dönmek zorundayım. Gerçeğin bir hastalık olduğunu bile kabul edecek kılığına giren bir hastalığım var. Hep düşündüm her şeyi aşmayı ama kimyasallar aşılmıyormuş. En azından düşünsel olarak bir şeyler aşabilirim değil mi? Bunun da hastalıkla ilgisi var. Yani, yine bir çıkmazdayım, kaybolan bir çocuk gibi, sevdiklerini yitirdiğini düşününce ve en azından onları bulma umudu olan bir çocuk gibi, başkalarına soruyorum sevdiklerim nerede diye.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-42834284581706236?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/42834284581706236/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=42834284581706236' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/42834284581706236'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/42834284581706236'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2009/01/bir-gnlk-yazs.html' title='bir günlük yazısı'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-1017688800002259141</id><published>2008-12-12T17:06:00.001+02:00</published><updated>2008-12-12T17:07:40.119+02:00</updated><title type='text'>Çözüm Diyalogu</title><content type='html'>-Şeytanlarım nerede?&lt;br /&gt;-Onları istemedin, meleklerinle gittiler.&lt;br /&gt;-Bütün gün onları düşündüm. Hava müsaitti. Öyle bir yansıyordu ki ışık, öyle bir boyanmıştı ki hayatın fonu... Çok güzeldi, galiba alışıyorum.&lt;br /&gt;-Neye?&lt;br /&gt;-Gri gökyüzüne. Fakat tam olarak gri değildi, mavilikler de vardı. Çok güzel yansıyordu yeryüzüne. Damlarda kuşlar vardı. Aşağıda iki kişi motorlarıyla uğraşıyordu. Bir kadın elinde poşetlerle gidiyordu evine. Yürüyüşü öyle sıradandı ki, o da hoşuma gitti. Aslında ne kadar çıkmazdayız, şeytanlar olmadan, melekler olmadan. Masumiyetin anlamı büyük bir boşluk oluşturdu bende.&lt;br /&gt;-Masumiyetin insanı koruyan bir yanı vardır: Egonu kesinlikle yıpratmaz. Masumiyet aslında kibirlidir, kendine dokundurmaz. Aslında güzel dediğimiz duyguların içinde de kötü diye adlandırdığımız duygular barınmakta. Yani, masumiyet saf halde yeterli değil, insanı eylemsizliğe iten bir duygu, kısaca tembellik. Bu yüzden saf halde olmamalısın. &lt;br /&gt;-Anlıyorum, tıpkı kimya gibi. Peki ya meleklerin ne gibi bir kötü yanı olabilir?&lt;br /&gt;-Melekler bencildir, baskıcıdır bir yandan. İyiliği eyleme geçirmeye çalıştığında melekler sonsuz bencilliğini kullanır. Bütün bunların aslında kendileri de farkındadır, kendilerine itiraf edemezler bunları. Bu yüzden şeytanla ikili oluşturur melekler. Şeytanlar kovulduğunda, bir süre sonra dayanamazlar, acizliklerinden kaçarlar. Senin ne şeytanın var ne meleğin. Her ikisi de olmadan masumiyet bir işe yaramaz. İşte bu yüzden onun anlamı büyük bir boşluk gibidir senin için. &lt;br /&gt;-Peki ya sorunun çözümü?&lt;br /&gt;-Geri çağırabilirsin meleklerini ve şeytanlarını, çözümün özü sensin. Fakat bazı araçlar var bunları sağlayacak, sana tutkuyu öneririm.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-1017688800002259141?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/1017688800002259141/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=1017688800002259141' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/1017688800002259141'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/1017688800002259141'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2008/12/zm-diyalogu.html' title='Çözüm Diyalogu'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-2402672123993689081</id><published>2008-12-03T01:49:00.001+02:00</published><updated>2008-12-03T01:49:46.953+02:00</updated><title type='text'>Kim var?</title><content type='html'>Ne kadar küskün, ne kadar şefkatli&lt;br /&gt;Ne kadar hayvan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar mutlu, ne kadar üzgün&lt;br /&gt;Ne kadar hayvan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne kadar vesaire, ne kadar vesaire&lt;br /&gt;Ne kadar da hayvan!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanrı'm olmamalısın,&lt;br /&gt;Olsaydın bizi&lt;br /&gt;Gel-git gibi yaratmazdın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim var?&lt;br /&gt;Bana söyleyin&lt;br /&gt;Bunları aşan&lt;br /&gt;Kim var?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Duyumların gel-gitliği&lt;br /&gt;Duyguların gel-gitliği&lt;br /&gt;Ne kadar hayvan aslında!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabitlendik,&lt;br /&gt;Basamakları oluşturduk&lt;br /&gt;Birer birer&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söyleyin kim var&lt;br /&gt;Bıraktım dile getirenleri&lt;br /&gt;Basamak atlamanın anlamsızlığını&lt;br /&gt;Gerçekten anlayan kim var&lt;br /&gt;Bir roman kahramanı dışında?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-2402672123993689081?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/2402672123993689081/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=2402672123993689081' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/2402672123993689081'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/2402672123993689081'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2008/12/kim-var.html' title='Kim var?'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-324821427865145602</id><published>2008-12-03T01:19:00.001+02:00</published><updated>2008-12-03T01:20:48.300+02:00</updated><title type='text'>Anladım</title><content type='html'>Kırgınlığa şiir yazdım&lt;br /&gt;Bugün&lt;br /&gt;Anladım&lt;br /&gt;Yürüdüğüm çizgiyi&lt;br /&gt;Adı duyarlık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esen kırgınlık&lt;br /&gt;Bozdu dengemi&lt;br /&gt;Kırgınlık geçirdi&lt;br /&gt;Beni diğer tarafa.&lt;br /&gt;Halbuki hep sınıra yakındım&lt;br /&gt;Gözyaşıyla,&lt;br /&gt;İçimle,&lt;br /&gt;Uzattıklarımla...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün&lt;br /&gt;Anladım&lt;br /&gt;Yansımadığımı:&lt;br /&gt;Gözyaşım!&lt;br /&gt;İçim!&lt;br /&gt;Uzattıklarım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama gördüm de&lt;br /&gt;Yanılsamalara kandığımı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-324821427865145602?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/324821427865145602/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=324821427865145602' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/324821427865145602'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/324821427865145602'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2008/12/anladm.html' title='Anladım'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-3149216683561867123</id><published>2008-12-03T00:28:00.000+02:00</published><updated>2008-12-03T00:29:41.294+02:00</updated><title type='text'>Topal</title><content type='html'>Sevdiğim,&lt;br /&gt;Sevmediğim,&lt;br /&gt;Kırmak istemediğim&lt;br /&gt;İnsanları&lt;br /&gt;Kırmaktan korktuğum için&lt;br /&gt;Kırıyorum&lt;br /&gt;Ölümden korkmasına rağmen bir adamın&lt;br /&gt;Hayat biraz soluklaşınca&lt;br /&gt;Uykuya dalışı gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bak,&lt;br /&gt;Bu mudur duyarlılık?&lt;br /&gt;Bu mudur gün geçtikçe hissedilen deha?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Topal&lt;/span&gt; hissettim kendimi&lt;br /&gt;Bugün biraz daha &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;topal&lt;/span&gt;.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-3149216683561867123?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/3149216683561867123/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=3149216683561867123' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/3149216683561867123'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/3149216683561867123'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2008/12/topal.html' title='Topal'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-1265927247315779177</id><published>2008-10-15T21:58:00.002+03:00</published><updated>2008-10-15T22:03:02.126+03:00</updated><title type='text'>Geveleme 2</title><content type='html'>Bu yüksek mevkiiden aşağıya bakmak oldukça rahatsız edici ve zor. Şehrin merkezini gördüğüm bu yerde tanıdığım insanların nerede olduğunu tahmin etmeye çalışıyorum.  Bu manzara sadece bana uzak olduğumu ve büyük bir yanlızlık yaşadığımı hatırlatıyor. Ben uzak ve yanlızım, belki doğam gereği kıvranmaktayım. Uzak ve yanlız olmanın eylemi bu olmalı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaman kavramı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Saat, olduğum anı geride bırakıyor. Hiçliğe kanca takmış gibi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-1265927247315779177?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/1265927247315779177/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=1265927247315779177' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/1265927247315779177'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/1265927247315779177'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2008/10/geveleme-2.html' title='Geveleme 2'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-32782178984268756</id><published>2008-10-07T21:53:00.001+03:00</published><updated>2008-10-07T21:55:04.221+03:00</updated><title type='text'>"Sen" i anlatmaca</title><content type='html'>Kapıda kırgınlık&lt;br /&gt;Pencereden içeri dolan özlem&lt;br /&gt;Masanın üstünde duran küllük&lt;br /&gt;Son otobüse yetişmeye çalışan&lt;br /&gt;İnsan hayatı gibi.&lt;br /&gt;Tıpkı senin gibi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-32782178984268756?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/32782178984268756/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=32782178984268756' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/32782178984268756'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/32782178984268756'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2008/10/sen-i-anlatmaca.html' title='&quot;Sen&quot; i anlatmaca'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-7934254826877834336</id><published>2008-10-03T20:03:00.002+03:00</published><updated>2008-10-03T20:06:22.192+03:00</updated><title type='text'>Geveleme 1</title><content type='html'>Kendi başına varolmanın getirdiği yan üründür aşk. Asla amaç olmamalıdır. Eksikliği noksanlık değil, olması damara giren iğne sayesinde gördüğün halisinasyondur. Ama öncelikle aldığın bir yenilginin suyunu akıtıp içmek gerekir devam etmek için. Sonrasında &lt;span style="font-style:italic;"&gt;kayıtsızlık&lt;/span&gt; gelir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-7934254826877834336?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/7934254826877834336/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=7934254826877834336' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/7934254826877834336'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/7934254826877834336'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2008/10/geveleme-1.html' title='Geveleme 1'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-4375856851102930128</id><published>2008-06-02T22:22:00.001+03:00</published><updated>2008-06-02T22:22:53.025+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;span style="font-style:italic;"&gt;Atılan her adımda içimizdeki her düşüncenin yeri burası. Her şey sorularla yoğrulmuş. Her soru bir istek yaratmış. Hangi kapıları karşılıklı açınca iki kişi aynı cennete düşer ki? Hayatlar nerede paralel olur? Tüm soruların mantıklı bir cevabı kalmıyor ya da bulunamıyor. Düşlerin sadece gökyüzünde kaldığı zamanlar pes ediyor insan, kendini uyuşturuyor. &lt;br /&gt;Gel-gitler insanı yoruyor. Orta noktadan başlayarak bir adım ileri iki adım geri gitmek devam etmeyi zorlaştırıyor. Geriye adım atarken bir başkasına çarpıyoruz ki bu bazen kargaşaya bazen üçkağıtçılık yapıp ileriye doğru atılan bir adıma bazen daha da geriye sevk ediyor. Binlerce soru kafamızda, bilmenin de bizi çaresiz yaptığı anlardayız.  &lt;br /&gt;Basitliği, gerilerde bulunan denge sayılan bir noktayı kabullenmek mi gerekir? Bu kendini uyuşturmak değil de nedir? Uyuşmadan yaşamak doğru mudur? Aralardaki bağlantıları çözüp, onları bayağı bulursak? Kendimizi o bağlarla bağlamak istemezsek?&lt;br /&gt;Arpej tekniğiyle kurgulanmış bir şeyin parçası gibiyiz aslında. İleri gidip geri gelen birileriyiz. Güzel bir melodi üretmek bizim elimizde. Bu yüzden yetenek ister kapılara ulaşmak. Geçemezsek bir toz tanesi gibi olacağız bir süre sonra, savrulacağız.&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-4375856851102930128?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/4375856851102930128/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=4375856851102930128' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/4375856851102930128'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/4375856851102930128'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2008/06/atlan-her-admda-iimizdeki-her-dncenin.html' title=''/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-4340746423472909058</id><published>2008-05-06T00:28:00.000+03:00</published><updated>2008-05-06T00:30:05.830+03:00</updated><title type='text'>Yalnızlık ve Tek Başınalık</title><content type='html'>Yalnızlıktan tek başınalığa itildim. Bazen gözler öyle gördü beni ya da bazen gözler yoksaydı beni. Tek başınalık bir hastalık oldu sonradan, mutlu olmak bile mutsuz olmak için bir sebepti. Belimi uzun süre doğrultamadım, zor sıyrıldım. Fakat artık tercihim yalnızlık.  Bu bilinçli bir tercih ve bu tek başınalık değil, çünkü artık gözlere fırsat vermez oldum. Sırtımı yaslamadım kimseye, kendimi aldım gidiyorum sadece. Bu bir kopuş gibi. Birlikte şiirler okuyacağımız bir kulübe üye değilim. Bir iktidar meselesinin içine hapsolmak da istemiyorum. &lt;br /&gt;Yalnızlık bir tercih; tek başınalık ise gözlerin dayattığı, vicdana yüklediği bir sorumluluktur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-4340746423472909058?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/4340746423472909058/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=4340746423472909058' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/4340746423472909058'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/4340746423472909058'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2008/05/yalnzlk-ve-tek-banalk.html' title='Yalnızlık ve Tek Başınalık'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-7024590359048839911</id><published>2008-03-23T22:46:00.000+02:00</published><updated>2008-03-23T23:08:00.569+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.nightingale.com/siteImages/UnderConstruction.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.nightingale.com/siteImages/UnderConstruction.gif" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;Bahar depresyonu nedeniyle kısa bir süreliğine kapalıyız...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-7024590359048839911?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/7024590359048839911/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=7024590359048839911' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/7024590359048839911'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/7024590359048839911'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2008/03/bahar-depresyonu-nedeniyle-ksa-bir.html' title=''/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-4655424925788753324</id><published>2008-03-03T20:20:00.000+02:00</published><updated>2008-03-03T20:50:37.294+02:00</updated><title type='text'>Kelebekler</title><content type='html'>&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;Tanrı nadasa bıraktı insanları. Artık suya sabuna dokunmuyor. O zamandan beri insanlar kendi ışığına doğru yol alıyorlar. Tabii ki bazıları… Bazı şeyleri farketmiş insanlar ömürlerinin gün batımında olsa dahi ışıklarına doğru yol alıyorlar. Bu beton yığınları arasında tanrıya ulaşmak çok güç çünkü. Ulaştığımız en yüksek yer apartmanların en üst katı. Yıldızları bile göremiyoruz yeryüzünün sahte ışıkları yüzünden. Bir de gökdelenler var. Güya göğü delmiş olan bu yapılarda ikamet edenler ise aşağıya bakıyorlar ya da ceplerindeki paraları sayıyorlar. Onlar da yeryüzündeki ışıklar gibi sahte. Bir de içlerinde sahip oldukları ışığı görenler var. İçlerindeki huzurla o mükemmel, anlatırken sözcüklerin yetmeyeceği renkteki ışığa gidenler… O ışığa hayatları pahasına ulaşmak isteyenler… Onlar için güzelim gökyüzünü bile görmek az, yetersiz. İçlerindeki ışığı farkedenler ona doğru kelebekler gibi küçük kanatlarıyla çırpınıyorlar arada bir söylenseler de. O dünyada, anlamlandırdıkları dünyada mutlular. Hayatın atlatmak olduğuna inanmadan kanat çırpıyorlar ışığa. Bazıları bir şeyleri atlattıkça hissizleştiğini sanıyor. Belki de tüm yoğunluklarını dökmek istiyorlar o yüzden inat ediyorlar atlatmamak için. Yorulan kelebekler gerçek olduğunu sandıkları sokak lambasına konuyor bir başka kelebekle beraber. O sahte ışığın yoğunluğu öyle alıyor ki gözlerini birbirlerini ışık sanıyorlar. Bu kelebekler yüzünden içlerindeki ışığa ulaşmak isteyen kelebekler yoruluyor. Ama yine de onlara inat yollarına devam ediyorlar. Binlerce doğru olmasa bile başkalarının anlayamayacağı doğrular var diyorlar kendilerine, en yakın ışığa ulaşmak isteyenlerin anlayamayacağı doğrular. &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;Seçtikleri kelebeği ışık olarak görenler… Hayat dört gün onlar için. Ama kendi ışığına gidenler için hayat zaman denilen çizginin üzerindedir, hayatları zamana hükmeder. Her duygunun hakkını verenler ve bunu bir dille dökecek olanlar ulaşacaktır gerçek ışığa.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-4655424925788753324?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/4655424925788753324/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=4655424925788753324' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/4655424925788753324'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/4655424925788753324'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2008/03/kelebekler.html' title='Kelebekler'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-2174581879076912978</id><published>2008-02-29T02:20:00.000+02:00</published><updated>2008-02-29T02:29:13.078+02:00</updated><title type='text'>h a y a t</title><content type='html'>&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;Hayat ayrıntılardır, zihnimizin terk ettiği yerdedir. Hayat zihnimizde… Bir kurşunla bitirebiliriz.&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;Akıp giden zihnimiz bir nehir. Baştanbaşa yüzmeliyiz. Defalarca üstelik! Fakat batmadan anılara… &lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;Kimileri söyler akıntıya kapılmak iyidir diye. Aslında akıntı derin bir uyku...&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;Ayrıntılar dolduralım ayrıntılar ekleyelim. Ayın bizden aldıklarıyla ve bize verdikleriyle yetinmeyelim. Kaderimiz ayın etkisi olmamalı! Kaderimiz akıntıya kapılmak olmamalı! Akıntı derin bir uyku. Ayrıntılar ekleyelim, nehrimiz gitgide aşındırsın kıyıları. &lt;/p&gt;  &lt;p style="font-weight: bold;" class="MsoNormal"&gt;Bitmesini istiyorsak tek bir kurşunla denize dökülelim.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-2174581879076912978?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/2174581879076912978/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=2174581879076912978' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/2174581879076912978'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/2174581879076912978'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2008/02/h-y-t.html' title='h a y a t'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-3080431980823942977</id><published>2008-02-16T22:17:00.000+02:00</published><updated>2008-02-16T22:20:03.421+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-family: trebuchet ms;"&gt;Bir fırçayı ben aldım diğer fırçayı da sana verdim ki dünyayı boyayalım, birbirimizi boyayalım anlatalım görüldüğü gibi değil hiçbir şey içimizdekileri yansıtalım. Yağmur tanecikleri çizelim gökyüzünden düşen yüzümüze çarptığında içimizi ısıtan, ışıklı bir yol çizelim gözlerimizi kamaştıran, düşlerimiz de acıya huzur versin. Bir rüzgarımız olsun bizi uçuran, zor anlarımızda bizi yönlendiren. Bir yıldız çizelim gökyüzüne ve ona ulaşabilelim uçağımızla. Bal akan şelaleler olsun, perilerin oynadığı… Hepsini çizerken sevgimizi verelim onlara. Her şey önceden söylenmiş olsa bile biz yine de fırçayla boyayalım, söylenenin yolundan gidelim, onu abartalım, kendi çiziklerimizi atmayı unutmayalım dünyaya. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: webdings; font-style: italic;"&gt;Kendini Sezar sanan Don Kişot’tan sevgilerle…&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-3080431980823942977?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/3080431980823942977/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=3080431980823942977' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/3080431980823942977'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/3080431980823942977'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2008/02/bir-fray-ben-aldm-dier-fray-da-sana.html' title=''/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-6924654500679655808</id><published>2008-02-12T17:19:00.000+02:00</published><updated>2008-02-12T17:25:55.694+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p style="font-family: arial;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Uzun uzun yağan yağmur sonrası:&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;&lt;span style="font-family: arial;"&gt;Bir yağmur damlası ve bir ağaç yaprağı...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p style="font-style: italic;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="font-family: webdings;"&gt;Onun tozunu üzerinden kaldırıyor yağmur damlası, tüm duruluğuyla ve  kırılmışlığıyla çıkıyor sonra yaprak. Sessiz sessiz üzerinde gezerken yağmur damlası, görüyor damarlarını yaprağın; onun susamışlığını gidermek istiyor. Uzun bir yolculuk bu… Yaprağın her şeyini keşfetmek istiyor üzerinde, her şeyini adlandırmak istiyor. Yaprak da tutuyor onu üzerinde, yere düşmemesi için çabalıyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt; &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size:100%;"&gt;Yağmur damlası ve ağaç yaprağı… İkisi de hissetti güzelliği, gördü birbirlerinde ve içlerinde. İkisi de her ayrıntının güzel olduğunu söylediler.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-6924654500679655808?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/6924654500679655808/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=6924654500679655808' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/6924654500679655808'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/6924654500679655808'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2008/02/uzun-uzun-yaan-yamur-sonras-bir-yamur.html' title=''/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-133686699837178145</id><published>2008-02-06T16:48:00.000+02:00</published><updated>2008-02-06T16:53:41.399+02:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; font-weight: bold;"&gt;Her seferinde hissediyorum ilk heyecanı, bitmiyor tükenmiyor içimdeki. Laf olsun diye söylemedim hiçbir şeyi, seni anlatmaktan büyük heyecan duydum. Bunlar kendime ve sana:&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; font-weight: bold;"&gt;&lt;span style="font-weight: normal;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;Hızla akıp geçen zaman içinde her ana ekiyorsun sonsuzluk tohumlarını. Sonsuz yollar ve sonsuz heyecan var oldu içimde.&lt;/span&gt; &lt;/span&gt;İşte hepsinin kanıtı:&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; font-style: italic;"&gt;Binlerce kez keşfetmeye çalışıyorum gülüşünü. Her seferinde farklı yollar bulmaya çalışıyorum. Dolaşıyorum sonra o gülüşün içinde. Her anı upuzun ve huzurlu bir yaşam gibi. Tebessümünün resmini çektim bir de. Hatırladıkça ben de gülümsüyorum.&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; font-style: italic;"&gt;Gökyüzüne uzanan sonsuz kolların var. Gökyüzüne binlerce yoldan ulaşıyorum. Tükenmeyecek bir heyecan var, hepsinin güzelliği farklı. Köklerini keşfetmeye çalışıyorum, bazen kendime bakıyorum bunlar için: Sendeki ben bendeki senim dedin ya. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; font-style: italic;"&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;İki kalbim oldu artık benim! Birini her zaman heyecanlandırıyor, diğerini de ellerimi tuttuğunda canlandırıyorsun. &lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; font-style: italic;"&gt;Senden uzaktayken büyük bir özlem kaplıyor içimi &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;ama yanlış anlama yaşattığın her duygu güzel zor ya da kolay olsa da.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-133686699837178145?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/133686699837178145/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=133686699837178145' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/133686699837178145'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/133686699837178145'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2008/02/her-seferinde-hissediyorum-ilk-heyecan.html' title=''/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-8262642075542568853</id><published>2007-12-07T20:38:00.000+02:00</published><updated>2007-12-07T20:39:46.756+02:00</updated><title type='text'>Gri</title><content type='html'>&lt;p style="text-align: justify; font-weight: bold; font-family: times new roman;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;Pek kolay olmadı yaşam benim için. Son fırtı çekmediğim için çok pişman oldum hep. Yine de biraz ilüzyonu fazla gördüler bana. Gözlerimi her açtığımda pencereden hep griliği gördüm. Benim rengimdi gri: memnun olmak veya memnun olmamak arasında gidip gelen bir çizgi. Hayatı ve ölümü şu şekilde tarif ettim hep: Bir nehirde bata çıka akıntının tam ortasında, göz açıp kapayıncaya kadar denize ulaşacağımı biliyorum. Deniz sanki bir cennet… Bir son için fazla iyimser oldu. Ama belki de griliğin sebebi umut.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Belki de denize ulaşamadan boğulacağım. Hayat eşiitir cehennem. Bu da fazla kötümser oldu. İşte bu grilikte sürüyor hayatım. Bir varoluş ile yokoluş hikâyesi, aslında çok sıradan.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify; font-weight: bold; font-family: times new roman;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify; font-weight: bold; font-family: times new roman;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;Elim kolum bağlı, bir mucize bekler gibi duruyorum. Tanrı’dan oldukça uzaktayım ama. Belki de farkında olmadan taş kalpli oluyorum. Soğuğum. Yüz hatlarım renk vermemek için çok çabalıyor. Belki de griliği içime davet ediyorum. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify; font-weight: bold; font-family: times new roman;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-family: times new roman;"&gt;Gri gökyüzü ve şubat soğuğu… İçime işlemiş ki muallâktayım. Solgun solgun etrafı seyrediyorum. Hayat bana ne istediğini yansıtmıyor. Mahkeme salonunda hissediyorum kendimi. Sanki kötü bir şey yapmışım da hâkim karşısında sessiz sessiz beni savunuyorum. Gri şimdi iyice siyah tonlara büründü. Yakında açılır elbet, çünkü aynı yerde dönüyorum: sınırlarım oldukça dar.&lt;/span&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-8262642075542568853?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/8262642075542568853/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=8262642075542568853' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/8262642075542568853'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/8262642075542568853'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2007/12/gri.html' title='Gri'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-913821222506882991</id><published>2007-11-03T18:26:00.000+02:00</published><updated>2007-11-03T18:28:26.971+02:00</updated><title type='text'>Son Kez</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal" style="text-align: justify; font-family: courier new; font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Son kez su içmek istiyorum. Hançeri bana sapladığından sonra. Ölüm döşeğindeyim, öleceğim belki de başka bir hayata başlayacağım. Belki son değil ölüm. Ama hatırlayacağım hep, hep seni hatırlayacağım. Ne kadar farklı yerlere savrulduğumuzu göreceğim. Acı verecek mi bu bana? Bazen. Farklı yerlerde olmasaydık uygulayamayacaktım öğrendiklerimi, tadına varamayacaktım yanlızlığın. Alışagelmiş şeylerden uzağım, yeni bir şeyler öğrenmek için uğraşacağım. Yeni şeyler tadacağım. Devam etmek bu olsa gerek. Ne kadar üzüntüyle yaşasam da devam edeceğim. Devam edeğim. Atlatamadım. Hala atlatamadım. Haklı çıkmaman için de uğraşıyorum. Ne kadar atlatacağın dersen de atlatamayacağım. Her hayatımda izlerin duracak. Bir şeylerin bedelini ödüyormuş gibi yaşayacağım. Kurbanlık gibi. Kendini soyut şeyler için feda etmeye hazır biri gibi.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-913821222506882991?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/913821222506882991/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=913821222506882991' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/913821222506882991'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/913821222506882991'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2007/11/son-kez.html' title='Son Kez'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-6356230785838100174</id><published>2007-10-08T01:38:00.000+03:00</published><updated>2007-10-08T02:00:11.421+03:00</updated><title type='text'>Adsız</title><content type='html'>&lt;span style="color: rgb(204, 255, 255); font-weight: bold;font-size:100%;" &gt;&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;kayıp giderek sönüyor&lt;br /&gt;son parçalarını uzaya fırlatarak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;izliyorlar onu hayretle&lt;br /&gt;sanki güzel bir şeymiş gibi&lt;br /&gt;halbuki o can çekişiyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bir peygamberin mucizesini görmeyeli çok uzun zaman oldu&lt;br /&gt;totemlere inanmanın da çoktan modası geçti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;halbuki çok tavsiye aldı&lt;br /&gt;vazgeçmesi için&lt;br /&gt;o ise bütünleşmeye devam etti&lt;br /&gt;inandığı şeyle&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şimdi ise sönüyor&lt;br /&gt;ne hissettiğini bilmeden&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;maziyi hatırlatan bir müzik eşliğinde&lt;br /&gt;sonunu bekliyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her an yeni bir hayal peşinde&lt;br /&gt;belki kendini avutuyor böyle&lt;br /&gt;son çırpınışları aslında&lt;br /&gt;belki de acıyı bir yerde topluyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ölüm sonrası temalı korkutucu hikayeleri savuşturuyor aklından sanki&lt;br /&gt;belki de yeniden doğuş vardır diyor kendine&lt;br /&gt;müzik bunu doğrular nitelikte&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biliyor aslında&lt;br /&gt;son kez su istediğini şehitlerin&lt;br /&gt;dokunaklı bir hikaye yazmak istiyor giderken&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;adsız şu anda&lt;br /&gt;belki hatırlanacak ilerde&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 51, 153); font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-6356230785838100174?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/6356230785838100174/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=6356230785838100174' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/6356230785838100174'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/6356230785838100174'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2007/10/adsz.html' title='Adsız'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-740113774725374406</id><published>2007-09-21T01:34:00.000+03:00</published><updated>2007-09-21T01:37:14.399+03:00</updated><title type='text'>Kitabın Arka Yüzü</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Şu anda elinizde bulunan kitap yaralı ruhları satın alma kılavuzudur. Verilen taktikler bir işinize yaramasa bile bir yaralı ruh yaratabilir onları kendi bulacağınız yöntemlerle ele geçirebilirsiniz. Onların kanserli dokularını kesinlikle kendinizde görmek istemezsiniz. Fakat onlarla oynamak, size bağımlı olmaları hoşunuza gidecektir kesinlikle. Sadece boş zaman uğraşı olarak görseniz bile en iyi boş zaman değerlendirme aktivitesi olarak görüyoruz kitapta a&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;em&gt;nlatılanları uygulamayı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Temennimiz hayat denen aslında boş olan, fakat bir takım oyalanma taktikleriyle geçiştirebilen şeyi en iyi şekilde geçirmeniz. İyi olan şeyler sizi güçlendirir. Bu da böyle bir şeydir: öbür dünya saçmalıklarına inanmıyorsanız, kendi gücünüze inanmalısınız. Kendi gücünüz sizi oyalamaya yeter de artar. Gücünüzü test etmenin yolu da insan ilişkileridir. Söylediklerimizi uygulayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Söylediklerimize hazır değil misiniz? O zaman biraz bencil olmalısınız. Hedonist düşünce aklınıza yatmalı. Canınız neyi isterse onu yapın. Mühim olan sizsiniz. Bırakın özgeci olmayı. Hayata bir kere geliyorsunuz. İktidar sahibi siz olmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaralı ruhlar üzerinde gücünüzü test edin. Mazoşist olanları üzerinde özellikle… Onları yağda kızartın. İşte bu kitap size bencil olmayı ve mutluluğunuza mutluluk katmayı öğretecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözünüzle insanların özgürlüğünü çalın!&lt;/em&gt; &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-740113774725374406?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/740113774725374406/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=740113774725374406' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/740113774725374406'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/740113774725374406'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2007/09/kitabn-arka-yz.html' title='Kitabın Arka Yüzü'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-2215049201317975701</id><published>2007-08-23T23:38:00.000+03:00</published><updated>2007-08-23T23:39:06.430+03:00</updated><title type='text'>A.Q. böyle şeyin(küfrettim sonunda)</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Galiba uzun zaman sonra tekrar heyecanlandım. Bu heyecan beni birçok şeyi düşünmeme sebep oldu; hayattan ve şartlardan yine tiksindim. Aslında sorun hayat değil, her şeyin bir sonunun olması. Herkesin hissediği gibi ben de aynı çıkmazdayım. Bazı şeyleri ertelemek zorunda olduğumu da biliyorum. Bu senin durumun yüzünden aslında. Sevmek, gelecek ve bir şeyin olma imkânı arasında gidip geliyorum. Bu sorunu defalarca yaşamış olmama rağmen ısıtılıp önüme koyulmasına gıcık oluyorum. Sabır ve olağanüstü çaba göstermek yorgun olduğumdan değil boşa gittiğinden içimden gelmiyor. Yine en başa dönüyorum: kendimle ilgili bir soruna… Olmayacak bir şey için ısrar ediyorum. Belki de sen sadece kişiliğimi oluşturmama yardımcı olacak bir şeysin. Genelde böyle şeyleri hazmedemiyorum kolay kolay. Bir de bu sorun var.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-2215049201317975701?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/2215049201317975701/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=2215049201317975701' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/2215049201317975701'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/2215049201317975701'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2007/08/aq-byle-eyinkfrettim-sonunda.html' title='A.Q. böyle şeyin(küfrettim sonunda)'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-7150817587743512977</id><published>2007-08-18T23:49:00.001+03:00</published><updated>2007-08-18T23:49:54.239+03:00</updated><title type='text'>Özlem Çeken</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;em&gt;Ben bir özlem çekenim. Daha önceden farkına varmadığım isteklerimin su yüzüne çıkmasıyla özlemeye başladım seni. Halbuki seni tanımadan önce de özlüyordum. Senin için burdaydım bunu hissediyordum. Anladım ki başlangıçta ne hissediyorsan sonra da onu hissetmeye mahkumsun. Sen de özlemdi başkasında kararsızlık, belki başkasında nefret… Ama en acısı özlem… Büyük bir boşluğu taşıyorsun yüreğinde… Nasıl başlarsan öyle…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutup yeniden başlamak sana göre, bana göre değil… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben senin olduğun bir doğru üzerinde bir noktayım sadece. Diğerlerinden farksız sayılan. Ama yine de senin bir parçanım, belki de en inatçısı… &lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-7150817587743512977?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/7150817587743512977/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=7150817587743512977' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/7150817587743512977'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/7150817587743512977'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2007/08/zlem-eken.html' title='Özlem Çeken'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-958819132603534185</id><published>2007-08-03T18:08:00.000+03:00</published><updated>2007-08-03T18:11:32.738+03:00</updated><title type='text'>KUSMAK</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Kurgu yapacak kadar kontrolde hissetmiyorum kendimi, yaratıcılığın perileri de tamamen terk etmiş beni. Sıkıntı bastı, eski bunalım günlere doğru bir yolculuğa çıkıyor gibiyim. Valizimi aldım bunalım garantisi olan bir tatil köyüne gidiyorum. Sadece hastalığımı kusuyorum. Artık birini teselli de edemeyeceğim, kusura bakmasın bir takım dostlar, kendi derdimle uğraşmak istiyorum. Beni kötü yapacak ne varsa kanımda dolaşsın istiyorum. Herkesi kırmak, üzmek istiyorum ki uzaklaşsınlar benden. Bir takım minnet duyguları, kendini borçlu hissetmeler vb… hiç birini hissetmesinler. Onlarla beraber yaptığım ya da onlara yaptığım son eylemi değerlendirmelerine alsınlar, diğer yaptıklarımı unutsunlar. Bir bağ kalmasın aramızda, yeni  bağlar kurulmasın. Umut oluşuyor içimde bu bağlar yüzünden. Onlar istem dışında koptuğun da ise hayal kırıklığı doğuyor.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-958819132603534185?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/958819132603534185/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=958819132603534185' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/958819132603534185'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/958819132603534185'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2007/08/kusmak.html' title='KUSMAK'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-2859531117413417480</id><published>2007-06-30T13:31:00.000+03:00</published><updated>2007-06-30T13:33:03.337+03:00</updated><title type='text'>Sen</title><content type='html'>Her zaman izliyorum seni… Her zaman takip ediyorum… Yanlış yapıyorum bunu biliyorum, senden af diledim; af dilenecek bir şey yok dedin… Kutsal şeylere pabucunu ters giydirirsin sen… O kadar çok şey var ki sende… Bunları bildiğini sanmıyorum. Ama görüyorum, çünkü her zaman izliyorum seni, kendimi izliyorum, çünkü ben senden doğdum… Bana yaptığın her neyse yani bu tutumunun doğurduğu sonuçlar, beni hayal kırıklığının pençesine düşürüyor. Ben de aynı şeyi yaptım ama af diledim, unutmadım senin gibi. Kendimi kandırmadım… Çoğu konuda aynı olabiliriz fakat izlediğimiz yollar farklı. Ben kendi yöntemlerimle oldukça yakışıksız gözüküyorum, sen ise yalın duruyorsun fakat izlendikçe karmaşıklaşıyorsun.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-2859531117413417480?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/2859531117413417480/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=2859531117413417480' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/2859531117413417480'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/2859531117413417480'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2007/06/sen.html' title='Sen'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-7541356449455970846</id><published>2007-06-18T17:20:00.001+03:00</published><updated>2007-06-18T17:20:42.548+03:00</updated><title type='text'>Sidik Yarışı</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Sidik Yarışı &lt;br /&gt;  &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;   Doymak bilmeyen arzuların eşittir eksik yanların o da eşittir başka bir erkek o da eşittir hayat tarzına hayran olduğun sanki tüketim çılgınlığına kapılmış bir ruh hali içinde onu mağazada rafta duran bir ürünmüş gibi onu tercih etmen yani onunla beraber olman ve onu da sömürmen… Gerçi şu an benle gibisin. “Gibisin” çünkü bana hep başkalarını anlatıyorsun. Kusura bakma ama başkalarıyla sidik yarıştırmam hele hele senin için. Sidiğimi tutarım senle beraber olduğum süre içinde, prostat olmayı bile göze alırım. O kadar acizsin ki gözümde!yüklediğim anlam kadar vardın…&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-7541356449455970846?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/7541356449455970846/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=7541356449455970846' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/7541356449455970846'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/7541356449455970846'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2007/06/sidik-yar.html' title='Sidik Yarışı'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-5554317557635884063</id><published>2007-06-18T17:08:00.000+03:00</published><updated>2007-06-18T17:10:32.286+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='neden'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ben'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='başarı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='başlamak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sevinç'/><title type='text'>Bir Yere Kadar</title><content type='html'>I&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece bir kelime…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece bir cümle… Başlamam için, gerisinin gelmesi için…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bazen, yetmiyor… Hep bir sonraki sorun çıkartıyor, aşıldıkça büyüyor sorunlar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerisi lazım… Devamı lazım… Cümlelerin sonundaki üç noktalar gereksinmelerimi anlatıyorlar…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;II&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerisi geldi… Sevinçliyim… Bir şeyler yapmanın sevinci bu, küçük bir başarının – küçük bir şeyin – sevinci bu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etrafa bakınıyorum, başkalarını arıyorum… Arkama dönüp baktığım anda görüyorum aradaki farkı: Oldukça fazla!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama korkuyorum, anlaşılmamaktan…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;III&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nedenini bilmiyorum… Sorulara cevap veremiyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım buldum: Sevincin fazlası beni yine oyaladı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arkama bakıyorum: Yeni başlayanlar… Son sürat bana yaklaşıyorlar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çevreme bakıyorum: Benim gibiler – ne eksik ne fazla – … Belki seçimleri böyle ya da ileriye ulaşamadılar, kısaca istem dışı böyleler…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İleriye bakıyorum: Görüyorum, oldukça fazlalar… Aradaki fark ise umutsuzluğa sürüklüyor beni… Sıradan olduğumu hissediyorum… Sığ düşünceliler bile sarıyor etrafımı boğuluyorum…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu böyle bitmemeliydi…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-5554317557635884063?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/5554317557635884063/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=5554317557635884063' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/5554317557635884063'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/5554317557635884063'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2007/06/bir-yere-kadar.html' title='Bir Yere Kadar'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-6904583952735736033</id><published>2007-06-18T17:05:00.000+03:00</published><updated>2007-06-18T17:08:01.123+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='devlet çıkarı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ressamlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='savaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ikinci dünya savaşı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ressam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kollwitz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kathe kollwitz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='birinci dünya savaşı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='savaşın getirdiği sefalet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='onur'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ulusal onur'/><title type='text'>Kathe Kollwitz</title><content type='html'>İnsanlar bu kadar aciz mi ki akıl hastalarının veya çıkar peşinde koşanların arasından kendilerini yönetecek kişileri seçmek zorunda kalıyorlar. Daha iyi yaşam koşullarına ulaşmak için uğraşan toplumlar illa birilerini sömürmek zorunda mı? Her ulus ihtiyaçlarını karşılamak için başkalarının toprağına göz dikmeli mi? Bütün bu soruları sormağa, manyak ya da çıkar gözeten yöneticilere bir daha yönetme hakkı verilmezse gerek kalmaz. Çocukluğumuzdan beri bize işlenen düşüncelerden, kutsal denilen şeylerin çarpıtılmasından çaresiz, kıstırılmış hissediyoruz kendimizi, bir şeylerin peşinden gitme zorunluluğu hissediyoruz, bizi yönetecek, kandıracak delilere ihtiyaç duyuyoruz; öncelikle insan olduğumuzu unutuyoruz. Bizi yönetenler tarafından omuzlarımıza yüklenen saçma sorumluluklar yüzünden kendimizi feda etmekte bir sakınca görmüyoruz.Ulus çıkarları yüzünden ya da bir takım anlaşmazlıklar yüzünden çıkan savaşlar… Bunun acısını dünyayı yöneten deliler değil insanlar çekiyor. Her savaş, çıktığı yerdeki tüm ailelere dokunuyor, onlara kaygı, üzüntü ve korku veriyor, ümitsizlik inşa ediyor onların yüreklerinde.Alman ressam ve heykeltıraş Kathe Kollwitz iki dünya savaşını yaşamış ve yapıtlarında savaşın insanlardan götürdüklerini, dehşetini işlemiştir. Kendisi Birinci Dünya Savaşı’nda oğlu Peter’ı, İkinci Dünya Savaşı’nda ise aynı adı taşıyan torununu kaybetti. Kollwitz öldüğünde İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesine on gün vardı, insanların yeryüzünde yarattığı cehennemden kurtuluşu görmedi.Sanatçının kırk yaşından itibaren tuttuğu günceleri kendisini, içinde bulunduğu zorluğun şekillendirdiği sanatını da daha iyi anlamamızı sağlıyor. 1943 yılının Şubat ayında şu satırları yazmış Kollwitz:“Yurt, ulus, ulusal onur: beynimizde dönüp durur bunlar. Nedir yurt? İnsanın üzerinde doğduğu, anne babasının yanında büyüdüğü, dilini öğrendiği bir toprak parçasından başka bir şey değildir aslında. İnsanın yurdu dünyanın her yeri olabilir. Yurt denen şey, bir sıcaklık ve sevgi duygusuyla çevrilidir. Aynı dili konuşan, aynı topraklarda büyüyen insanlar yurdu oluştururlar.‘ Onur ’ denen o tehlikeli kavrama gelince: Bireyin içinde büyüyen bir sorumluluk duygusundan ortaya çıkar. Bir insan. Ona verilen ve yapması gereken görevleri savsaklıyor diye ayıplanırsa, bu onun ‘onuruna ’ dokunur. Tamamen içsel bir meseledir bu. Hiçbir insanın onuru dışarıdan alınmaz. Vicdanın sesine kulak vererek yaşayan her insan onurunu kazanabilir.Peki ya ulusal onur? Elle tutulur, gözle görülür bir şey değildir kuşkusuz. Tıpkı bireyin onuru gibi, o da dışarıdan alınamaz. Savaşı kaybetmek bir ulusu onursuz kılmaz. Bir ulusun diğer uluslar karşısında sahip olduğu hakları savunmak söz konusu olunca savaşa başvurulabilir. Ama savunma bir güç gösterisine dönüşmemelidir.Hassas nokta işte bu… Her savaş bir savunma savaşına dönüştürülüyor. Her savaşta ‘ ulusal onur ’ ileri sürülüyor ve hep aynı tablo ortaya çıkıyor: Kolayca alevlenen gençlik, içten içe, ulusal onur için kendi yaşamını feda etmekle yükümlü hissediyor kendini. Daha ne kadar süreceği belli olmayan bir yılan hikâyesi bu ”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-6904583952735736033?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/6904583952735736033/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=6904583952735736033' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/6904583952735736033'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/6904583952735736033'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2007/06/kathe-kollwitz.html' title='Kathe Kollwitz'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-3594896954110967210.post-7914010864171118893</id><published>2007-06-18T17:00:00.000+03:00</published><updated>2007-06-18T17:04:15.580+03:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='özgürlük'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu olmaya çalışmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cemaat'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutlu olmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mekan ait olmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='birini kaybetmek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kendin olmak'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mutsuzluk'/><title type='text'>Kısaca kendimin tanımı ve bunun yönlendirdiği bazı düşüncelerim</title><content type='html'>&lt;div align="justify"&gt;         Merhaba, ben ne olması gerektiğini bilmeyen, oldukça kararsız, bir şeyi yakınlığa göre iyi sayan, birkaç cümle okudukça içimdekileri adlandıran biriyim. Olmak istediğim şeyin şu anda bebeğiyim, acemiyim. Her şeyden sıyrılma duygusu sarmış içimi. Özgürlüğe özlem var içimde. Bir yere ait olamamak, kendini bir yere ait hissetmemek. Bunu öğrendikten sonra bulunduğum bir yerdeki atmosferi kendime yansıtmak için çalışmıyorum. Sadece kendi süzgecimden geçiriyorum o yeri, şehri veya mekanı. Öyle barışık oluyorum binalarla, doğayla ya da her hangi bir yerle. Onlarla konuşuyorum, bazen durumuma göre değişiklik arz ettiğini gözlemliyorum. Mutluluk bazen benim için mutsuzluk, bazen mutsuzluk benim için mutluluk… Kendimi bildikten sonra mutluluk kavramını düşünmüyorum bile. Bir kavrama istediğin anlamı verebilirsin kendince, farklı tanımlaya bilirsin. Kimine göre mutluluk güçtür, kimine göre biriyle beraber olmaktır kimine göre istediklerini yapmaktır. Anlamıyorum, acı çekip de kendini bulan insanların nasıl yanlış yönde olduklarını. Mutluluk talebi o kadar fazla ki onlarda… Başkalarını bile incitebilirler bu yüzden, silebilirler. Peki neden yanlış yönde diyorum bunlara? Birini silmek o kadar büyük bir kayıptır ki insan için. Onları suçlamak gibi bir niyetim yok elbette. Belki kendini koruma içgüdüsüyle hareket ediyorlar.&lt;br /&gt;        Düşünce ilerlemiş değil insanda. Düşüncenin önemini anlayamamış insanlar. Sadece bazı şeyleri depoluyorlar, gördüklerini aynen tekrar ediyorlar. Sürüden kopan yanlış yapıyor topluluğa göre. Sürüden kopanı kurbanlık koyun gibi kesiyorlar, onu engelliyorlar. Toplu halde yaşama düşüncesi, birlikten kuvvetlerin doğduğu düşüncesi... Birlikte hareket etmekten en zayıfına göre davranışını ayarlamaktan, en güçlünün doğasına uygun davranışı engelliyoruz, onu aşağıya çekiyoruz. Topluluk, cemaat anlayışıyla hareket edenler küçük düşünür, yöneltilmeye hazır koyun sürüsüdür ve buna göre şuna ulaşırız: Sürüden ayrılıp da cemaat tarafından kurbanlık ilan edilenler aslında gerçek kurbanlardır. Oldukça basit bir mantıktır bu aslında bu birçok kişi tarafından yinelenmektedir. Duygularını başkasının eline koz olarak verir bu kurbanlar. Talihsizliklerini aşamayacak gibi görürler, kendilerini kendi gibi olanların dayanışmasında bulurlar ve buna sevinirler; kurbanlar dayanışma içinde bir şeye bağlanırlar… Bağlandıkları şeyin onları uyutacağından, uyuşturacağından habersizdirler… Bunlar işte mutlu olma isteğinin kurbanları, mutluluğun bir teselliden ibaret olduğunu sananlar.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3594896954110967210-7914010864171118893?l=vampirefire.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://vampirefire.blogspot.com/feeds/7914010864171118893/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=3594896954110967210&amp;postID=7914010864171118893' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/7914010864171118893'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/3594896954110967210/posts/default/7914010864171118893'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://vampirefire.blogspot.com/2007/06/ksaca-kendimin-tanm-ve-bunun.html' title='Kısaca kendimin tanımı ve bunun yönlendirdiği bazı düşüncelerim'/><author><name>VampireLord</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08324243756327864922</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
